26 Eylül 2013 Perşembe

TONİ&GUY HACİMLENDİRİCİ ŞAMPUAN VE SAÇ KREMİ


Toni&Guy İngiltere menşeili, mascola kardeşlerin 1963 yılında kurduğu, tek bir salondan zamanla dünyanın dört bir yanına salonları, akademileri kurulan çok uluslu bir şirket. Dünyanın en ünlü ve en geniş ağına sahip ingiliz kuaför markası olarak tanınıyor. Böyle köklü ve popüler bir markadan, ne yazık ki şampuan ve saç kremi konusunda pek olumlu bahsedemeyeceğim. Övgülerin hiçbirini haketmediğini düşünüyorum. İlerleyen zamanlarda saç köpüğü ve hacimlendirici spreyi var ki onları çok beğendim. Ama altını çizdiğim, memnun olmadığım konu ise şampuanı ve saç kremi.
Şampuanı kullandıktan kısa bir süre sonra avuç avuç saçlarım döküldü. Koparak dökülme yaşamamıştım ona da sebep oldu. Kokusu katlanılacak gibi değil. Erkek parfümlerine katılan sandal ağacı, sedir ağacı ve çam terebentin karışımı gibi keskin bir kokusu var sanki. Burnu düşüyor insanın. Verdiği etkiye gelince, saçlarımı az birşey yumuşatıyor ama vaadettiği gibi hacim vermiyor. İçeriğinde en ön sıralarda sülfat var, bol miktarda kullanılmış. Saç kremine gelince; saç uçlarımdaki çatallanmayı azaltıyor ve bunu ilk andan itibaren gözlemleyebiliyorum ama bu anlık geçici bakım oluşturuyor. İçeriğinde en ön sıralarda alkol ve dimethicone var.
Her ikisinin kapak kısmına gelince, yarım ay şeklinde iç içe geçmiş iki kapaktan oluşuyor ve keskin bir bıçak yardımı olmadan açamıyorsunuz. Ve bunu her seferinde uygulamak zorunda kalıyorsunuz aksi halde tamamen açık bırakmalısınız. Sağ kapaktaki deforme de bu sebepten.
Şampuanı da saç kremi de sırf saçlarımı biraz yumuşatıyor diye 40'ar tl'den, 80tl'yi kesinlikle haketmiyor. Çok daha makul fiyatlara aynı etkiyi yapan bir sürü şampuan var. Kimseye önermiyorum bir daha da almayı düşünmüyorum. 
Not: Saçlarım boya vs işlem görmemiştir, bunu da belirtmek isterim.

11 Eylül 2013 Çarşamba

THE BALM- BALMBİNİ VOL 2 PALET

The balm markasının ürünlerine neden müptela olduğumu daha önceki postlarımda da şuradaşurada ve şurada detaylarıyla belirtmiştim. Elimdeki paletlerin ilki ile başlamak istedim. Balmbini vol 2 çook tatlı bir ambalaja sahip. Mıknatıslı iki kapağın ardına saklanmış sevimli bir dünya gibi. Stres attıracak bir oyuncak gibi de diyebiliriz. Bir aydınlatıcı, dört far, bir ruj ve bir glosstan oluşuyor. Kalıcılığı, renklerinin güzelliği, yumuşak yapılarıyla üstün özellikte. Pigmentasyonları oldukça iyi, yalnız petrol mavisi rengi bir tık daha az renk veriyor. Siyah rengin hafiften tozutma sorunu var ki, bana göre hiçbir sorun teşkil etmiyor yeter ki yapısı ipek gibi olsun. Tabiri caizse tebeşir yapılı sert farlardan hiç haz etmiyorum çünkü. Renklerden siyah olan mat yapılıyken, diğerleri sedefli yapıdalar. Aydınlatıcı da mary lou ile eş değer renk ve yapıda. Üst kapağın iç kısmında aynası var. Seyahate çıkarken yanınıza alacağınız güzellikte bir palet.
Aydınlatıcısı göz farı olarakta kullanılıyor. Farların hepsinin eyeliner olarak kullanılması, strawberry renginin hem ruj hem allık olarak kullanılması da paleti çok işlevli kılıyor. Tenimdeki duruşları şu şekilde;
Ruj ve lipglossun rengi ise şöyle;
Farklı ışıktı ise şöyle bir görünümü var,
Rujun rengi mat ve kalıcılığı ortanın çok üstünde, lipglossun yapısı ise kremsi rujlar gibi yumuşacık ve rengini gayet iyi şekilde veriyor. Hatta glosstan daha çok nude renkli bir ruj gibi. Ben bazen ayrı ayrı bazende her iki rengi karıştırarak dudağıma sürüyorum. Rujun yanağımda duruşunu da beğeniyorum. Bu palete başka bir isim verilseydi mutluluk abidesi olabilirdi :) Cıvıl cıvıl eğlenceli ve göze gönüle hitap ediyor. The balmın kalitesi tartışılmaz olduğu için farları aydınlatıcısı, ruju, glossu ile çok güzel bir palet, hepimizin sevgilisi Gratis'in özel günlerde yaptığı %50 indirimleriyle daha da cazip, alınası bir hale geliyor. Fiyatı 45tl, Gratislerde bulabilirsiniz.
Not: Görür görmez aşık olduğum, İnanılmaz tatlı bir palet olan Muppet Palet'in ve balmbini vol1 'in ülkemize gelmesini tüm kalbimle istiyorum. Umarım bizi bu güzellikler için daha fazla bekletmezler.

9 Eylül 2013 Pazartesi

MİM : KOZMETİK, BAKIM, GÜZELLİK VE FORMDA KALMA

Sevgili kozmetik turu bloğunun tatlı sahibesi beni mimlemiş, kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Ve hemen soruları cevaplamaya geçiyorum.
Bloğunuzun adı ve linki nedir? : Renkli Masallar, renklimasallarimblogspot.com
Ne kadar süredir blog yazıyorsunuz? :  Altı aydır yazıyorum.
Kilo problemi yaşadığınız dönemler oldu mu? : Üniversiteye hazırlık döneminde yaşamıştım, ama öyle sorun teşkil edecek düzeyde değildi. Her daim balık etli bir bayanım =) Ve üç aşağı beş yukarı aynı kilodayım.
Formda kalmak için nasıl bir yöntem uyguluyorsunuz? :  Köpeğimle her gün düzenli olarak yürüyüşe çıkarım, kulaklığımı takıp tempolu yürüdüğüm de olur. Beslenmeye gelince, açıkçası form çaylarını tüketmiyorum, ama suyu çok içmeye çalışıyorum. Sağlığım için , et, balık, tavuk, yeşillik, yumurta ve süt ürünlerini belli bir düzende tüketiyorum. Hepsinin ayrı ayrı faydalarını bildiğimden önem gösteriyorum. Özellikle yumurtanın sağlıklı saçlara ve tırnaklara sahip olmamız için en güçlü adım olduğunu es geçemeyeceğim. Her şeyden az az yediğimi de belirtmek isterim. Bu konuda olumsuz özelliklerim ise, hayatımdan tuzu şekeri unu çıkartmıyorum. Tam manasıyla aburcubur ve kola delisiyim. Tatlı, pizza, patates kızartması da iyice tuz biber ektiğimi gösteriyor. Bağımlılıklarımdan vazgeçemiyorum.
 Hayatınızın bir döneminde hiç zayıflama hapı vb. destek ürünleri kullandınız mı? : Hayır kullanmadım, bu tip haplar bünyeye kalıcı hasar verebilir, oldukça zararlı bence.
Güzelliğinizle ilgili uyguladığınız düzenli bakım kürleri var mı? :  Olmaz mı =) söz konusu cilt ve saç bakımı oldu mu akan sular durur bende. (Daha sonra detaylı olarak bir post hazırlayacağım bu konuda)  Düzenli olarak temizleme jeli, peeling, maske ve güneş kremleri kullanmayı aksatmadığımı var sayarsak, siyah noktalar ve arındırma, derinlemesine temizleme için kil maskesi, nemlendirme içinse avokado maskesi uygularım. Bunların yanında Lancome Serumu ve Biotherm Aquashourch nemlendiriciyi dönüşümlü olarak sürerim. Ki Tekin Acardan ne zaman alışveriş yapsam ordaki tatlı çalışanlar denemem için bir sürü tester ürün veriyorlar bende onları değerlendirip fikir sahibi olmaya çalışıyorum. Tonik olarakta, çok sevdiğimiz bir aile dostumuzun kendi bahçesindeki nisan güllerinden gün aşırı toplayarak damlacıklı yöntemle yaptığı hakiki gül suyuyla yüzümü silerim. Emek verildiği ve doğal olduğu için kıymetlidir. O kadının elinin değdiği her şey güzelleşir...
Gelelim saçlara; şampuan olarak Kanada'dan ithal eczanelerde bulabileceğiniz bir markanın doğal özler içeren şampuanın kullanıyorum. Her duştan önce, daha önceden demlemiş olduğum ısırgan otu, biberiye ve papatya sularını eşit oranda karıştırıp spreyli bir şişeye koyuyorum ve bol miktarda saçlarımın her yerine fıslatıyorum. Şampuanın yanında hediye olarak dökülmeyi engelleyici vitamin kürü losyonu var, onu da saç diplerime yediriyorum. Duşta Live Clean markasının saç maskesini yapmayı ihmal etmiyorum, duştan sonra da saç uçlarıma arganpur argan yağı(lila kutudan çıkan mini boy bir tester) ile Loreal Elseve Ekstra Ordinary Oili karıştırıp sürüyorum.
Vazgeçemeyeceğiniz kozmetik ürünleri nelerdir? 
Mat ve kremsi yapılarına bayıldığım Maybelline Colossal rujlar, The balm likit eyeliner, aydınlatıcı, far paletleri ve allıklar, Missha bb kremim, ojelerim ve parfümlerim. Sanırım geriye pek bir şey kalmadı =))
Ben de tek tek yapmayan bloglara göz gezdirdim, DeepbeautyBoşnakkızHaziözrimellikiz , Makyaj Bulvarı,kediminhobidefterinegathivekelebegingozunden
makeupbyjademakyajsandigimissfiruzmor rimelpekhanimpekhanimcikrainbowgatherersenistiyorruj,
solmazilemakyajecegucelsevdanindunyasibellavita-bgmgizemilktanzorbeanneegetunca0 , sombrenix,
seregonsworldmarstandusenkadin bloglarını ve yapmak isteyen herkesi mimliyorum. Ayrıca çok sevdiğim bir blogger olan Sinem(listies) aklımdan geçtin ama kozmetik içerikli yazmadığın için yorum yapamıyorum. Aynı şekilde bulutagaci ve bahargulce arkadaşımda kozmetik içerikli yazmıyor. Ama söz konusu biz bayanlar formda kalma ve güzellik olunca belki fikirlerini paylaşırlar diye linklerini veriyorum.

5 Eylül 2013 Perşembe

MİSSHA SHOP ALIŞVERİŞİM

Missha Shop Türkiye, bizler için çok sevdiğimiz Kore ürünlerini ayağımıza kadar getiriyor. Hepimizin bildiği, popülerliğini uzun süredir devam ettiren perfect cover bb krem dahil olmak üzere, bir çok bb krem seçeneği, compact pudralar, rujlar, fırçalar, cilt bakım ürünleri vs de kendi sitelerinde mevcut. Her cilt tipine ve cilt tonuna ayrı ayrı hitap edecek, beğeniye sunulacak bir çok alternatifin olması da ayrıca güzel. Bende onların bu müthiş hizmetine kayıtsız kalamadım ve sitelerinden alışveriş yaptım. Ve bu süreçteki hizmetlerinden, ilgilerinden, oldukça memnun kaldım. Siparişi verdiğiniz andan itibaren bilgilendirme maili atıyorlar, sipariş numaranızla kargo takibini yapabiliyorsunuz. Ve inanılmaz hızlılar, pazartesi verdiğim sipariş çarşamba günü elimdeydi. Ki ben İstanbula on altı saatlik uzaklıktayım gerisini siz düşünün. Hiçbir aksaklık, sıkıntı vs yaşamadım. Aklıma takılan soruları iletişim kısmındaki numaradan arayıp sordum ve oldukça nezaketli, sabırlı bir bayan tarafından tüm sorularıma cevap buldum. Sabırla dinlediği için çok teşekkür ederim. Ayrıca ürünlerin paketlenmesi çok sağlamdı. Şöyle;

Dayanıklı vakumlu poşetlere iki kat sarılı olarak geldi. Açmakta bile zorlandım diyebilirim. 
Ödeme seçenekleri geniş yelpazede, kredi kartıyla alışverişte var havale de, kapıda ödeme de. Ben kapıda nakit ödemeyi tercih ettim. Ve en ama en çok hoşuma giden şeyse, sitede toplamda ne kadar tutar görünüyorsa sadece o kadar ödüyorsunuz. Yani diyelim ki, kapıda ödeme hizmet bedeli için yurt içi kargoya 8tl, online sitenin anlaşmalı kargo ücreti içinde 8tl olmak üzere toplamda 16tl'yi ödemiyorsunuz. (Benim sepetteki ürünlerimin toplamı 246tlydi ekstradan hiçbir ücret ödemedim.)  Hizmet bedelleri alınmıyor oluşu da çok iyi bir tercih sebebi. Ayrıca Misshayı facebook sayfasından takip etmek isterseniz, aklınıza takılan soruları sormak isterseniz buyrun
Gelelim neler satın aldığıma,

Missha Sıgnature Real Complete bb krem fiyatı: 95 tl
Missha Sıgnature real complete blendıng prımer: 60tl
1adet allık fırçası 26tl
1adet fondöten fırçası 35tl
kirpik kıvırma makinesi adeti 15tl (kutusunda yedek lastikleriyle geliyor,ben iki tane kirpik kıvırıcı aldım yedeklemek amaçlı, çünkü tüm ürünler stoklarla geliyor o yüzden elinizi çabuk tutmanızda fayda var)
Sıgnature Real complete bb krem hem benim gibi bembeyaz tenli olan kişiler için kurtarıcı renkte. Kapatıcılığı iyi duruşu doğal. Daha önce alıp çok beğendiğim için yedeklemiş oldum bunu da.
Sıgnature Real Complete karıştırılabilen yüz bazı da aşırı güzel bir görünümde, verdiği aydınlık ışıltı müthiş, clarins beauty flash balmından çok daha iyi bir baz olduğunu düşünüyorum, eğer bakmak isterseniz sizi şuraya alayım tık tık
Kirpik kıvırıcı ise paslanmaz çelikten, kirpiği asla kırmayan kesmeyen yapıda olduğu belirtilmiş, fiyatı da kalitesine göre uygun. 
Allık fırçasını sevgili youtuber Ebru Mac'in allık fırçasıyla tamamen aynı performansta ve güzellikte olduğunu söyleyince bu fırsatı kaçırmak istemedim ve sepete attım. Mac ürünlerine karşı aşırı sempatisi olan biri değilim ama kalitesinin tartışılmaz olduğunun bilincindeyim. 
Fondöten fırçasına gelince, Shiseidonun fondöten fırçasına muadil olarak gösterilecek kadar güzel bir fırça olduğunu düşünüyorum. Hatta bir sonraki alışverişimde yedeklemeyi istiyorum.
Bir de Missha ailesi olarak kendiliklerinden, çok ince bir davranışta bulunup, cilt bakım ürünlerinden oluşan bu güzel testerları hediye olarak göndermişler, nazik davranışları için ayrıca çok teşekkür ederim.

Uzun süredir online alışveriş yaptığımdan, ilerleyen zamanlarda memnun kaldığım siteleri birarada yorumlayacağım. Bunların başındaki birkaç isimden biri de kuşkusuz Missha shop. Aklımda rujları, toz pudraları ve göz kremleri de var. Ben alışverişimden memnun kaldım, tüm Missha severlere şiddetle öneririm.



3 Eylül 2013 Salı

LANCOME - LA VİE EST BELLE PARFÜM VE VÜCUT LOSYONU


Çıkış sloganı "La vie est belle" yani Fransızca "Hayat Güzeldir" olan bir parfüm ve ona eşlik edecek olan losyonuyla, Lancome adından oldukça söz ettiriyor. Dünyada ses getiren, popüler parfümlere imza atmış, Fransanın olağanüstü üç büyük ismi; Anne Flipo, Oliver Polge ve Dominique Ropion için kokunun baş yaratıcıları, dehaları da diyebiliriz. Şişenin tasarımı gülümseyen bir dudak gibi. Kağıda koyup etrafından kalemle geçtiğinizde bu detay hoşunuza gidecek. Kapağın alt kısmındaki kurdale, fiyonk olmadığından iki ucu açık kanata benzetildiğinden, ele avuca sığmayan bir özgürlüğü temsil ediyor.
Markaya göre parfümün konusu, küçük ve basit şeylerle mutlu olmayı amaçlayan bakış açısına sahip olmamız gerektiği. Bunun yanında saf, güzel ve zarif bir kadının kokusu çağrışımı yapılıyor. Ve bana kalırsa;  koşulsuz sevgiyle, yeryüzündeki en güzel gülümseyişe sahip olmamızı bir şişe sevinç iksiriyle fısıldıyor.
Sanki çok satanlar listesindeki bir çok parfüm idol alınmış ve onların aromalarından oluşacak benzersiz bir koku olması istenilmiş; Victor&Rolf Flower Bomb, Lancome in love, Chanel Coco, Gucci Flora bir araya gelip bizdeki en beğenilen özellikleri toplayıp sadece bir tane koku yapın demişler ve La vie est belle' de karar kılmışlar gibi. Eşsiz ve burnunuzdaki milyonlarca hücreyi yormayan sade bir koku. Hem gündüz hem gece kullanımına uygun. 
Parfümün üst notalarında; kuş üzümü, armut ve iris yer alıyor. Orta notalarında; yasemin, süsen çiçeği, portakal çiçeği, alt notalarında ise, vanilya, tonka fasülyesi, paçuli, pralin, misk ve çikolatalı şekerlemeler yer alıyor. İştah açıcı ve tatlı olması sizi korkutmasın, her şey ölçülü ve baymıyor. Koku piramidi dediğimiz yapıda her nota ismi okunduğunda bir adım öne çıkan öğrenci gibi, zamanını bekliyor sanki. Uyum içindeler, sırayla ortaya çıkıyorlar. Her şey bir düzene oturtulmuş sanki. Açılışı iris, armut ve kuş üzümüyle yapıyor. Armut üzüme göre, iriste armuta göre bir tık daha baskın geliyor. Zamanla, portakal çiçeği ve süsenden daha farkedilir orandaki yaseminin kokusunu alıyorsunuz. Ama bu yasemin ağaç şeklindeki keskin ve acımtrak olan yaseminden değil, aksine sarmaşık türündeki tatlımsı yasemin kokusu. Maki bitki örtüsüne sahip akdenizde en çok yetişen yaseminlerin kokusundan. Öyle tanıdık öyle aşina olduğumuz türden yani. Portakal çiçeği kokusunun, Yasemine oranla baskın olmayışı hem acımtrak bir kimliğe bürünmesin diye, hem de genzi yakan o keskinlik yerini naifliğe bıraksın diye sanırım. Tam ölçüsünde yani. Sonlara doğru en baskın koku olan şey, vanilya çubuğu ve çikolatalı şekerleme hatta şerbetli kokular. Kapanışı, tonka fasülyesi, ardından misk ve paçuli ile yapıyor. Evet, vanilya, misk, paçuli, tonka fasülyesi, pralin size pek yabancı gelmiyor olabilir ama sonu bir yerlerden tanıdık diye bu parfümün tamamının bir benzeri olduğu anlamına gelmiyor. 
Tadı damağınızda kalan lezzetli bir pasta gibi, bir daha istiyorsunuz. 
Kalıcılığı 6saat ile 10 saat arası. Eau de Parfüm oluşunun etkisiyle, tenimde saatlerce kaldı, dolabımda askıdaki temiz elbiselerime sıktığımda ise günlerce kaldı diyebilirim.
Tenime ilk sıktığımda hissettirdiği duygular, heyecan, mutluluk, haz, zerafet ve iç huzur. 
Parfüme yakışan bir satırlık şiir; "gökyüzü gibi birşey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor"
Eğer renklerle anlatmamı isteseydiniz " açık pembe, mint yeşili, turkuaz ve sarı" derdim.
Parfümleri modern masallar gibi anlatırken, yeni bir soluk getirmek istiyorum. Ve yaratıcılıkla buluşturduğumda ortaya çıkan sonucu seviyorum. Gelin parfümü, sınırlar olmadan, bir de şu bakış açısıyla hayal gücümde yaptığı çağrışımla dinleyin; mesela tupturuncu bir gökyüzü ile gün batımını düşünün. 
Güneşin pırıl pırıl vurduğu bir denizi. Altın sarısı yumuşacık kumsalı olan, masmavi bir denizi. Orada olduğunuzu, dalga köpüklerinin ayak uçlarınızdan çekilişini. O kumsalda daireler çizerek kendi etranızda koşturduğunuzu hayal edin. Saçlarınızı uçuşturacak hafif bir rüzgarın etkisiyle, tatlı tatlı esecek bir kokuyu. 
Eğlenceli ve özgür hissettiğinizi, tasasız, sakin ve dingin olduğunuzu düşünün. 
Ya da yemyeşil çimenlerin üstüne yayılıp, apaçık bir gökyüzünü iki kolunuzu başınızın altına koyup uzanarak izlediğinizi düşünün. Omuzlarınızın çimen serinliğine değdiğini, negatif iyonlardan arındığınızı. İşte bu tılsımda, her iki manzaraya da en çok yakışan koku "La vie est belle". Ve ona  eşlik edecek, tam da kalbinizden geçen o müthiş şarkı da,



Cafe Anatolia - September Storm. Evet, evet, tereddüt etmeden dinleyin. 
Kaybınız dört dakika on dört saniye, kazancınızsa gülüşünüzün devamı olsun.
Kişisel mevzularınızdan, omuzlarınızdaki yüklerden, bir nebze de olsa sıyrılıp, kendinizi şımartmak istediğinizde bu kokuya sarılın. Önerim, mutsuz olduğunuzda bir doz "la vie est belle"  :) Olur da ölçüyü kaçırırsanız, yan etkileri olsa olsa kahkaha atmak ve keyfi gıcırdatmak olur. 
Losyona gelince, öncelikle tenimde duruşu şöyle; 
parfümün tamamlayıcısı olarak görev yapacağını tahmin ederken parfüme pekte benzemeyen yine de soft kokusu olan bir losyon. İçerisinde, arı sütü, shea yağı, tatlı badem yağı ve zambak kokusu var. Arı sütünden dolayı cilde yedirildikten sonra aydınlık bir görünümü var. Arı sütünden dolayı ginseng etkisinin olması da bir artı. Akışkan, kolay yedirilebilir türden. Oldukça likit yapıda çabucak emiliyor ve cilde ipeksi bir his veriyor. 
Son olarak;
Parfümü, kimlere öneririm? Çiçeksi, meyveli ve hafif tatlı kokuları sevenlere. 
Kimlere önermem? Odunsu, baharatlı, başdöndüren, ağır kokuları ve yoğun şekerli koku sevenlere.
Tekin Acardan ve Boynerden satın alabilirsiniz. Fiyatları: 75ml olan 280tl, 50ml olan 215tl.
Not: Etrafımdakilerin de benimle hem fikir olduğu bir konu var ki, kokulara karşı oldukça duyarlı oluşum ve bir parfümü kokladığım an da tek tek notalarını söyleyecek kadar hassas oluşum. Bunu da belirtmeden geçmek istemedim.