22 Aralık 2013 Pazar

GÜNÜN OJESİ - 4

Flormar ojelerinden nail enamel serisi ( hem pastel hem sedefli renkler mevcut) en beğendiğim seri. Pürüzlü, bozulmaya müsait ve kalın bir yapısı yok, insanı uğraştırmıyor, yormuyor. İnceltilmiş, akışkan yapıda, kat kat sürmeye imkan veren, parlak yapılı ojelerden. Tek katta az renk versede iki üç katta tam şişedeki rengi veriyor. Hemen ilk günde uçlarından çıkan, soyulan ojelerden değil ama tırnak yüzeyini zorlayıcı uğraşlarda bozuluyor, çıkıyor. İyice kurumasını beklemek ya da oje kurutucu kullanmak lazım. Fotoğraftaki oje 320 numaralı tam bir gül kurusu rengi. Kahve-nude ve koyu pembenin harika bir karışımı da denilebilir. Severek kullanıyorum, oje renklerini mevsimlere göre sınırlandıranlardan değilim, öyle düşünenler için de tam sonbaharlık-kışlık renk diyebiliirim. Ben aynı renk ruja aynı tonlarda oje sürmeyi seviyorum bazen. Bu ojeye de en yakışan ruj renkleri, Maybelline mousture extrem - thats mauve, Rimmel London - apocalips Celestial, Mousture Renew - Vintage Pink, Essence long lasting- natural beauty, Loreal Color Riche Serum 201, 202 gibi rujlar olabilir.
Not: Ojeleri iki ya da üç kat sürerim, kalıcılığı ve rengi tam elde etmek için. Fotoğraftaki renk ve duruşu elde etmek için de üç kat oje sürdüğümü belirtmeliyim.
Fiyatı 2tl Flormar kioskları, Gratis ve Watsonslarda bulabilirsiniz.

18 Aralık 2013 Çarşamba

CÜMLE TAMAMLAMA MİMİ

Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı, yan gelmiş diz boyu sulara, hepimize iyi niyetle gülümseyen bir deniz, uçsuz bucaksız bir mavi, sevgili Baharım, güzel mi güzel bir mimle buluşturdu bizi. Kendisine teşekkür ediyorum ve başlıyorum. Mor olanlar kendi fikirlerim.
1- Elimden gelse, çocukluğumun o en güzel yıllarında kalmak isterdim. 
2- Kendi kendimi kontrol etmekte zorlandığım anlar oluyor.
3- Beni en çok kaygılandıran şey ülkemin geleceği.
4-Hayatımın en kötü anı, yaşamların son bulduğu anlar.
5-Yalnızken kafa dağıtıp, ruhumu arındırıyorum, güneşin tatlı tatlı vurduğu bir saatte, müzik dinleyerek denizi izlemek, evde kahve eşliğinde kitap okumak, film, dizi ve tv izlemek, yemek, tatlı vs yapmak, blogları gezmek, makyaj youtuberlarını doyasıya izlemek, resim çizmek, şiirle ilgilenmek, orman manzarasına karşı birşeyler yudumlamak, bol bol düşünmek ve dua etmek seçimlerim arasında. Ama öyle bir zaman geliyor ki, uzunca bir süre bu güzelliklerden fedakarlık yapıp planlı bir şekilde kpss sınavına hazırlanmam, derslerime ağırlık vermem gerekiyor. Bazen sorumluluklarımız isteklerimizin önüne geçebiliyor.
6-Nefret ettiğim, üslubu ve kişiliğiyle, cahilliği mizacına işlemiş insanlar. 
7-İşim olmadığı için yorum yapamıyorum.
8-kadınlar/erkekler; kadınlar can veren, erkekler de can alan.
9-Hayat, hem merhamet denizinde bir damla, hem adaletsiz semtlerde sonu olmayan bir cadde.
10- Çocukken masumiyet tacını başımızda gezdirirdik, yetişkin olduğumuz da ise öfke tacını gezdirir olduk.
11-Başkalarının zayıf tarafı, onarılmak içindir. Üstüne gitmek için değil.
12-Yalan söylemek; karşımızdakine yaptığımız hileyi, kendi vicdanımızın susturmasıdır. 
13-Her şey kötü gittiği zaman, okyanusta küçücük bir damla gibi hissederim kendimi, üzülürüm, paylaşırım, sorgularım, mücadele ederim, çözüm ararım, en çokta düşünürüm.
14-Geceleri, gündüzlere göre daha çok zihnim açılır, ilham gelir ve bir şeyler karalarım.
15-Başkalarına göre ben, oldukça merhametliyim.
16-Kurtulmak istediğim korku, uçak yolculuğu olabilir.
17-Bazen düşünüyorum da, gün geçtikçe olgunlaşıyor ve dibine düşüyor insan.
18-En çok utandığım şey, olur da eğer bir davranışımla, sözümle pot kırarsam, bakışların bir anda bana döndüğü an. 
19-Keşke ben, yağmaya hazır bir bulut olmasaydım. 
20-Anlamıyorum, neden farklılıklarımıza tolerans göstermiyoruz ve hoşgörüyü başımızın tacı etmiyoruz ? Yaşamın bir dahası yok...
İşte böyle sevgili okur, ben de bu mimi,
sevgili Sinemmakyajkelebeğibeautybysyln,bulutağacıHazelkozmetikperisiSevdaseregonsworldsurdarcencielmooimiatuğbaateşkoyukirmizimkediminhobidefterimorrimelmakeupbyjade,kelebegingozundenmakyajayenibaslayankizmakyaj odamkozmetik turumakyajlı kareler,
bir dilimlimonjunkheadinpurpleland, deepbeauty ve ece güçel bloglarının sahibelerini mimliyorum. Eğer gözümden kaçan, yapmak isteyenler varsa onları da mimliyorum. **Sağlıcakla kalın.**


11 Aralık 2013 Çarşamba

ESSENCE - KAŞ KİTİ

Kusursuz makyajın son dokunuşu hiç şüphesiz kaşların doldurulması. Birçoğumuz kaşlarını aldırdığından bu işlemi es geçtiğimizde kaşlarımızın arasındaki boşluklar pek iyi bir görünüm sergilemiyor. Ben ömrü hayatımda kaşlarımı hiç aldırmadığım halde, sık durduğu halde kaş sonlarına ya da başlangıç noktasına kaş farı uyguluyorum. Daha doğal ve sağlıklı bir görünüm elde ediyorum böylece. Öyle kalemle çizilmiş gibi keskin hatlardan pek haz etmiyorum. Sizin de tercihiniz doğallıktan yanaysa essence kaş kitini öneririm. Sol tarafında küllü kahve ya da taupe alt tonlu kahve rengi diyebileceğimiz kısım, sağ tarafta ise koyu kahve rengi olan kısım bulunuyor. Açık ton, sarışınlara, beyaz tenli siyah saç ve kaşa sahip kumrallara, koyu ton ise esmerlere yakışacak türden. Her ikisini karıştırdığınızda da uyumu yakalayabilirsiniz. Yapıları ne yumuşak ne sert, tam kararında. Çünkü yumuşak olsalar toz toz dökülür ve kaşa tutunamazlar, sert olsalar uygulamada zorluk yaşardık, böylesi en iyisi olmuş. Rengini hemen veren bir yapıda. Parmaklarımı dokundurduğumda elde ettiğim renkler şöyle;
  Tenimde görünümü ise şöyle;
İçerisindeki fırça oldukça sert ve uygulama yaparken zorluk çıkarıyor ve farı tozlaştırıyor, onun dışında kesik uçlu kendi far fırçanızı kullanmanızı öneririm. Eyeliner fırçaları bu işlem için gayet iyi iş görüyor. Ambalajın arka kısmından nasıl uygulayacağınıza dair kullanım klavuzu ve üç adet kaş şablonu çıkıyor. Nasıl kullanmak istediğiniz beğeninize kalmış. 
Kalıcılığına gelirsek uzun saatler dayanıyor, bulaşmıyor ve siz makyaj temizleyicisiyle çıkarana kadar da çıkmıyor. 
Not: Koyu kahverengi olan rengin alt tonu kızıllık içermediği için zaman geçse de kendi rengi koruyor, beğendiğim diğer bir özelliği de bu oldu. Her yönüyle beklentilerimi karşıladı. Tavsiye ederim.
Fiyatı 9tl, Gratislerden bulabilirsiniz.

9 Aralık 2013 Pazartesi

RİMMEL LONDON - LİVE PİNK ALLIK

Rimmel London markası, Watsonsun ithal ettiği drugstore olarak tabir edilen, uygun fiyatlarıyla göz kırpan ve sevilen bir marka. Kate moss rujları, apocalips likit rujları, göz kalemleri ve dudak kalemleri en beğendiğim ürünlerinden. Bazen öyle sevimli ürünler görüyoruz ki, yine de -biz kozmetik tutkunları- almadan duramıyoruz. Live Pink isimli allığı da benim için öyle bir durum teşkil etti. Rengi sarı alttonlu bir pembe allık. Tatlımı tatlı bir rengi var. Yalnız açık tenlilerde, beyaz tenlilerde rengini belli edecek türden. Çünkü yapısı biraz sert, rengini tek katta pek vermiyor. Ambalajındaki rengi elde etmek için en az iki üç kat sürmeniz gerekiyor. Parmağımı bir kez değdirdiğimde verdiği renk şöyle;
Kalıcılığına gelirsek, orta denilebilir, dört saat tazelemeden rengini canlılığını korudu. Tabi bu cilt tipine, mevsime vs göre değişiklik gösteriyor. Yağlı veya yağlıya dönük karma ciltlerde, kış ayına göre yaz ayında kalıcılığı daha az olacaktır.
Tenimde görünümü şöyle;
alt tarafta tek kat sürülmüş hali varken, üst tarafta iki üç kat sürülmüş hali var, yani renginin doğallığını veya canlılığını siz ayarlayabiliyorsunuz.
Not: Eğer beyaz tenliyseniz iki katta porselen bebek görünümüne ulaşabilirsiniz. Sırf renginin güzelliği için alınabilir bir allık. Hele de ten ürünü olarak missha shinny bb krem, the balmın transparan pudrasıyla tadından yenmez bir uyum ve muhteşemlik içerisinde oluyor.
Fiyatı 16tl, Watsonslarda bulabilirsiniz.